Burhân (البرهان)

Ar. Burhân (البرهان) açıklığa kavuşturmak; delil getirmek manasındadır.

Kur’ân-ı Kerîm’de “hak ile bâtılı birbirinden ayıran kesin delil” karşılığında kullanılır

Kesin bilgiler (=yakiniyyat) tan oluşturulmuş kıyastır. Eğer bu kesin bilgiler, ibtidaen ise zarfiriyyattır veya bir vasıta ile olursa nazarriyyattır. Bunda hadd-i evsat’ın; ekber’in asgar’a nisbet edilmesi için illet olması gerekir. Eğer bununla beraber haricde bu nisbetin varlığı için illet de olursa, o Limmi burhan’dır. Bizim şu sözümüzde olduğu gibi: “Bu, ahiatı kokuşmuş (yani kan, balgam, sevda ve safra gibi elemanları bozulmuş) olandır. Ve ahiatı bozulmuş olan herkes, ateşlidir. Öylese bu ateşli olup ahiatı bozulmuştur.” Nitekim bu, zihinde ateşin (=hummanın) sübGtu için bir illettir. Keza ateşin hariçde sübGtu için de bir illettir. Eğer böyle olmaz da, bilakis ancak zihinde nisbet için bir illet olursa, o da inni bir burhan ‘dır. Bizim şu sözümüzde olduğu gibi: “Bu, ateşlidir ve her ateşlinin ahiatı bozuktur. Oyleyse bunun da ahiatı bozuktur.” Ateş (=humma), her ne kadar zihinde, ahiatın bozulmasının sübGtu için illet ise de, ancak o, hariçte onun için bir illet değildir. Bilakis durum tersinedir. (Bazan, illetten ma ‘lGI e olan istidlale Burhan-ı Limmni ve ma ‘!Giden iliete olana da Burhan-ı İnni denir.)